4 Ekim 2016 Salı

VİETNAM SAVAŞININ ÇIPLAK KIZI KİM PHUC






8 Haziran 1972’de, Kuzey Vietnam’da saklandıkları tapınağa bir Amerikan uçağından dört napalm bombası atıldı.
Sağ kalan çocuklar, elbiseleri, saçları, vücutları yanık içinde, çığlıklar atarak kaçışırken, foto muhabiri Nick Ut kendisine Pulitzer ödülünü getirecek olan kareyi çekti. Ortada, çığlık çığlığa koşan çıplak kız, Vietnam Savaşı’nın bütün dehşetinin isimsiz simgesi haline geldi.
Amerika’yı dünya kamuoyunun önünde mahkum eden bir simge…
* * * 
1982’de bir Alman gazeteci “Resimdeki Kızın” peşine düştü. Kızın adının Kim Phuc olduğu ortaya çıktı. Bütün vücudu yandığı için Saigon’da 14 ay hastanede yatmış, yanık derisi ayıklanırken her seferinde acıdan bayılmıştı.
İleri bir yaşta, kocasıyla gittiği Moskova dönüşü siyasi mülteci olarak Kanada’ya sığınmıştı Kim. O günlerde 34 yaşındaydı. Evliydi, 3 yaşında bir oğlu vardı. Astım ve şeker hastasıydı, sık sık migren krizi geçiriyordu. Vücudunda, her vesileyle azan, silinmek bilmez yaralar taşıyordu, cildi nefes alma yeteneğini kaybetmişti, ama “Ama ne talihliymişim ki yüzümde en küçük bir leke bile yok!” diye avunuyordu.
1995 senesinde Washington’da Vietnam Savaşı’nı anmak için bir tören yapıldı. Kim Phuc da oradaydı…
Kürsüde konuşurken, “O bombaları atan pilotla karşılaşsam, ona “Geçmişi değiştiremeyiz…” derdim,”Ama bugün ve yarın, barışa hizmet etmek için elimizden geleni yapabiliriz!”

Salondan sessizce ayrılıyordu ki, eline bir kağıt sıkıştırdılar, göndereni işaret ettiler. Kim Phuc önce dönüp adama baktı. Adam orada öylece durmuş, eli ayağı titreyerek Kim Phuc’a bakıyordu. Sonra elindeki notu okudu Kim Phuc… “Kim, o adam benim!” yazıyordu.
8 Haziran 1972 günü, Vietnam’daki o mabede napalm atan uçağın pilotu John Plummer’di orada duran… Savaştan sonra yıllarca kendine gelememiş, ne yapacağını bilememiş, din adamı olmuş, “O küçük kızın” resmini gazeteden kesip her an cüzdanında taşımıştı.
Kim bir an adama baktı, sonra kollarını açarak ona doğru koştu…
Hangisinin yarası daha derindi dersiniz?






Bitchcraft sayfası


9 Eylül 2016 Cuma

BUGÜN GÜNLERDEN İZMİR

        Bugün 9 Eylül 2016 İzmir'in kurtuluşunun 94.yıldönümü.Hepimize kutlu olsun:)

      Mustafa Kemal'in " Ordular ilk hedefiniz Akdenizdir ileri! " emriyle Türk askeri 9 Eylülde Yunan işgali altındaki İzmir'e girdi. Düşmanı denize döktü.
    


































Sen “9 eylül” dersin iki kelime
ben değişen yazgı anlarım,
özgürlük anlarım, bağımsızlık.
Sen “izmir” dersin iki heceyle
ben sevinçten ağlarım

Tarihin başı mı dönmüş
şimşek hızı geldiklerinde?
Şaşırmış mı toprak
ayakları yere değmeyen atlar geçerken?
Önce deniz mi görmüş
kavruk yüzlü neferleri?
Bugün 9 eylül
tam sırasıdır canlandırmanın hatıraları…                        

Sen 9 eylül dersin iki kelime
ben onurlu bir halk anlarım.
Rüzgarın çevirdiği sayfa anlarım.
Sen “izmir” dersin iki hece
ben saygıyla ayağa kalkarım…

* HALUK IŞIK *






                                


                                  SANATÇILARDAN İZMİR MARŞI




                              ANKARA TREN GARINDA İZMİR MARŞI












1 Eylül 2016 Perşembe

SOSYAL BAĞLARI GÜÇLENDİREN VE HAYAL DÜNYASINI ZENGİNLEŞTİREN 10 ROMAN

Bilim dünyası insan beynini farklı bir biçimde etkileyen on romanı belirledi.Toronto Üniversitesi öğretim üyesi psikiyatr Keith Oatley ve Ingrid Wickelgren tarafından Scientific American’da yazılan makaleye göre, roman kahramanlarıyla özdeşleşmek, hem hayal dünyasını zenginleştiriyor, hem de sosyal bağları güçlendiriyor.İşte o 10 roman:















Kaynak: www.insanhaber.com

31 Ağustos 2016 Çarşamba

ATATÜRK'ÜN CENAZESİNDE GÖKYÜZÜNDEN YAĞAN DÜĞMELER




Mustafa Kemal Atatürk'ün naaş’ı İstanbul'dan ayrılıyor, Ankara'ya götürülecek.
İnsanlar üzüntülü, hüzün var her yerde...
Karaköy'den geçerken birdenbire,
'Çıt' diye bir ses...
Çıt! Çıt! Çıt!
Aaa!
Gökyüzünden düğme yağdı biliyor musunuz?
Düğme yağdı gökyüzünden!
Atatürk'ün o bayrağa sarılı tabutuna düğme yağdı...
Rengârenk düğmeler!
Düğme yağıyor! Çıt! Çıt! Düğme yağıyor!
Herkes yukarı baktı!
O caddedeki dükkânlarda, bürolarda Türkiye Cumhuriyeti'nin Yahudi vatandaşları var pencerelerde... Ve Yahudi kardeşlerimiz, ülkenin Yahudi vatandaşları, önderlerini, bu güzel insanı kendi (matem) geleneklerine göre "gömleklerinin ceketlerinin düğmelerini kopararak" uğurluyorlar...
Nasıl bir görüntü...
Atların çektiği top arabasında Mustafa Kemal Atatürk'ün tabutu ve üstüne rengârenk düğmeler yağıyor, pencerede gözü yaşlı insanlar...
Gömleklerin, ceketlerin düğmeleri kopartılarak uğurlama ne demekmiş biliyor musunuz?
"BEN SENDEN SONRA EKSİĞİM"

-ALINTI-

26 Ağustos 2016 Cuma

KAĞITTAN YAPTIĞIM ORTANCALARIM




Pinterestte gördüğüm ortanca yapımını mutlaka denemeliyim dedim. Bunun için köpük top, çiçek şekli veren zımba, karton ve ucu boncuklu toplu iğne  gerekiyordu. Topları ve iğneyi almıştım , kırtasiyede zımbayı görünce hemen kartonlarla beraber alıp yapmaya koyuldum. Yapılan işlem şu




Kartondan zımbayla çiçek şeklinde kesip çiçek yapraklarını şekillendirip toplu iğneyle topa saplıyoruz. Beyaz ve pembeye beyaz toplu iğne uydu ancak mor renkte çok sırıttı. Ben de iğnenin boncuklarını  mor oje ile boyayıp öyle yaptım . En son ikeadan aldığım yeşil tülü  kesip şekillendirip topların altına iğneyle sabitledim. Siz kurdele ile de yapabilirsiniz.

25 Ağustos 2016 Perşembe

ÇATLATMALI OJE ÇALIŞMASI:)

       Merhaba bugün size daha önce birinde görüp çok hoşuma giden benim de arada Flormarın beyaz çatlayan oje ile uyguladığım ojelerimin yapılışını göstermek istiyorum.

      Değişik oje uygulamaları oldum olası çok hoşuma gider. Genç kızlığımda her tırnağıma başka yada tırnağımın yarısına başka yarısına başka oje sürerdim. Önceleri fazla renk çeşidi yoktu genelde sedefli pembe, sedefli beyaz bir de kırmızı oje olurdu. Hele bir ara fosforlu turuncu oje alıp sürmüştüm de çevremdekiler dalga geçmişti o renk ne öyle diye :D Sonradan çeşitler arttı her renkten aldım neredeyse iyi bir oje koleksiyonum var hatta bazen manyaklık derecesinde oluyor oje almam. Herhangi bir parfümeriye gitmeyim. Kendimi direk ojelerin karşısında buluyorum. Şu an ojelerimde neredeyse kırmızının bordonun 50 tonu var:D Fazla abarttım ama en az 6-7 var fazladır eksik değildir aynı renk tonlarındaki ojelerim. Son zamanlarda kendimi epey tutuyorum almamaya çalışıyorum önce evdekiler bir bitsin öyle alayım diye. Yine de bazen dayanamayıp 1-2 oje alıp çıktığım oluyor. Bir de parfüm manyaklığım var o konumuz dışında onu şimdi açmayım:)

      Neyse konuyu daha fazla dağıtmayalım. Gelelim nasıl yaptığıma.Önce sonucu göstereyim.




Yapılışı şu şekilde önce zemine beyaz oje sürüyoruz.





Sonra uygulayacağınız renkleri tırnağınızın belli bölümlerine gelişigüzel sürüyoruz. Ben dört renkle yaptım.





Ve üzerine beyaz çatlayan oje sürüyoruz siyah bence daha da güzel oluyor. Bir daha yaptığımda onun da fotosunu çeker atarım. Ben Flormarın Griffiti Nail beyaz çatlayan ojesini sürdüm.





Son olarakta üzerine parlatıcı cila sürüyoruz. İşlem tamam. Umarım beğenmişsinizdir. Sevgiyle kalın:)


21 Ağustos 2016 Pazar

HAFTANIN BLOĞU ECE EVREN

      __________HAFTANIN BLOĞU________

        Ece ablam doğum günün kutlu olsun gecikme için kusura bakma ancak vaktim oldu. Yeni yaşında her günün bir öncekinden güzel olsun. Hep mutlu ol. Seni seviyoruz:)






     Ece abla bloggerların sevgili ablası. Cümlelerle danseden , duygularını en güzel şekilde anlatan, duygusal ,incitmekten korkan, saygılı ve saygıdeğer, hepimize yetecek derecede sevgi dolu,  hepimizin sevdiği ablası.

  Kesinlikle bloğunu görmenizi tavsiye ederim. İşte linki eceevren.com



19 Ağustos 2016 Cuma

BUGÜN BENİM DOĞUMGÜNÜM:)



           Bugün benim doğumgünüm:) 

           45 yıl önce bugün Annem doğum sancılarıyla hastaneye gitmiş. Doğum başlamış. Doktorlar bir bakmış ki bebek ters geliyor. Doğum çok zor olmuş. Doktorlar babama ikisinden birini seç ya çocuk ya anne demiş. Babam da Annem 1 yıl önce ölü doğum yaptığından ikisi de demiş. Şükür ki ikimize de bir şey olmamış:) Babam kurtulduk diye kurban kesmiş. Dedim ya ters doğmuşum diye her şeyim de terstir:)

          İlk kez günün ilk dakikalarında kutladık:) Bizim burda şenlik vardı saat tam 12 de ve ara ara havai fişek atıldı. Benim doğum günü kutlamamı yapıyorlar diye epey eğlendik:) 

          Her yaşın ayrı güzelliği var evet ama  1 yaş daha yaşlandım gerçeği değişmiyor. 29 yaşından 30 a geçtiğim o doğumgünü hayatımın en zor günüydü. 30 lu yaşlara geçince kendimi o kadar yaşlanmış hissettim ki:) O zaman haberim yoktu tabi sonradan oldu meğer 30 yaş sendromu diye bir şey varmış. Hatta bir arkadaşımda aynı şeyi yaşamış. Sonra yıllar geçti 40 oldu. Aynı şeyi yaşamadım normal karşıladım 40 lı yaşları. Şimdi yavaştan 50 ye doğru yol alıyorum:)


       Not: Yarın da bloggerların ablası Ece Evren ablamızın doğumgünü kutlamayı unutmayalım:)
          








15 Ağustos 2016 Pazartesi

İLK KEZ DUYDUĞUM AŞIK VEYSEL'DEN ATATÜRK'E AĞIT

     İlk kez duyduğum belki de sizin de ilk kez duyacağınız Aşık Veysel'in Atatürk'e ağıtını neden şimdiye kadar duymadığıma hayretler ederek tüylerim diken diken gözlerim yaşlarla dinledim. Her ikisinin de mekanları cennet olsun.




14 Ağustos 2016 Pazar

AKAPELLA ŞARKILAR



        
          Bilmeyenlere önce akapellanın ne demek olduğunu açıklayayım. A capella çok sesli bir müzik türü. İtalyancada kilise tarzı anlamına gelmektedir. Enstrüman kullanılmadan tenor, soprano, bariton, mezzo soprano, alto ve bas sesleri farklı tonlarda yazılmış olan eseri bir arada icra eder veya müzik enstrümanı olarak  beatbox yapılarak da söylenir. Ülkemizdeki  çok sesli koroları buna örnek gösterebiliriz.

Kilise korolarında duyulmakla birlikte bir  çok müzik türünde de kullanılmaktadır.


              Burada seçtiğim acapella şarkıları paylaşacağım. Öncelikle genç kızlığımda henüz radyonun sadece TRT yayını yaptığı zamanlarda geceleri uyumadan önce dinlediğin minik el radyosunda yabancı kanalları bulup onları dinlerdim. Bir gün tesadüfen Billy Joel'in The Longest Time şarkısını dinlemiştim. Şarkıyı o kadar sevmiştim ki şarkıcının adını ve şarkıyı resmen hafızama kazımışım. Yıllar sonra internette şarkıyı buldum. Ara ara dinlerim ve hala dinlerken içim huzur bulur bu şarkıyla:) Bilmeden dinlediğim ilk akapella şarkıymış meğer. Ben müziğin insan sesi olduğunu bilmeden dinlemiştim.) Umarım dinlemediyseniz siz de beğenirsiniz.

     Şarkıların hepsi de süperrrr!!!








Entarisi Ala Benziyor - Boğaziçi Caz Korosu














Sertap Erener _Voice Male den Zor Kadın








Evolution of Music - Pentatonix









Madonna - Like A Prayer (A Cappella Cover by Duwende)





Local Vocal - 90's Dance acapella medley mix















Happy 70th Birthday Bob Marley - Could You Be Loved [Acapella Version 2015]















Neredesin Firuze Filminden Ya Evde Yoksan







 Gülçin Ergül - Bir Tanecik Aşkım (Acapella)











Pamukkale Üniversitesi çok sesli korosundan- Hasret düştü gönlüme












A Capella Boğaziçi - Divane Aşık Gibi  







Tarkan - Şıkıdım (Cover by Alaa Wardi)








Jai Ho - Slumdog Millionaire (Cover by Alaa Wardi & Peter Hollens)





Beş Kardeş dizisinden







4 Ağustos 2016 Perşembe

ROSSMAN ALIŞVERİŞİM



      Ben Rossmanı genel olarak çok sevdim. Alman markası ürünlerinin de  birçoğu çok güzel çıktı. Dolayısıyla hem fiyat olarak hem de kalite olarak güzel ürünler satıldığından fırsat buldukça ve ihtiyacıma göre yeni ürünlerini alıp deniyorum ve almak isteyip ürünleri merak edenler için burada yorumlarımı paylaşıyorum.

Rossmandan yine bir sürü şey aldım. Bir kısmını denedim bir kısmını henüz daha deneyemedim.Ürünler şu şekilde:




Domol Sirke asidi : Ben bu sirke asidine ba-yıl-dım. Yüzey temizleyici diye geçiyor ama bir çok işlevi var. İhtiyaca göre direkt veya sulandırarak kullanabiliyoruz Çaydanlığım yağ lekeleri olmuştu ve ne yaptıysam tamamen temizleyememiştim. Ta ki sirke asidi ile ve krem cif ile ovup birde bulaşık makinasında yıkayana dek. İlk aldığım günkü gibi pırıl pırıl oldu.  Bizim sularımız aşırı kireçli olduğundan Krom evyem devamlı kireç lekesi oluyor. Sirke asidi ile siliyorum evyem pırıl pırıl. Sirke asidinin hijyen etkisi dışında en büyük iddiası kireç ve yağ lekelerinive sabun artıklarını temizlemesi. Banyo camlarındaki kireç lekelerini de çıkardı ki  çeşit çeşit kireç temizleyicisi kullandığım halde çıkaramamıştım. Ben çok sevdim kolay kolay vazgeçmeyeceğim bir ürün. Nette kokusu hakkında kötü yorumlar okudum. Ben sirke kokusunu severim. Evet kokusu biraz kötü sevmeyenler için. Ama öyle bahsedildiği kadar da tüm evi kaplayan bir kokusuda yok bence. Kesinlikle tavsiye ederim. Fiyatıda 4 TL gibi bir rakam.






Islak mendil tarzında bir ürün. Klozet, cam,vs temizliğinde kullanılıyor. Klozetimi bununla siliyorum pırıl pırıl temizliyor  hijyen de sağlıyor. Duşakabinlerdeki kireç lekelerini ve fayansları da temizliyor. Ben çok sevdim. Evimde eksik etmeyeceğim süper bir ürün.



     


Fresh'n soft'un antibakteriyel ıslak mendili. 3 lü paket halinde aldım.  Çantada bulunması gereken bir mendil. Elimiz kirliyken yıkama şansımız olmadığında  hijyen olmasından dolayı kurtarıcı.







Domol tuvalet temizleyici köpük. Tuvaletin içine şekildeki gibi sıkıp bekleyip daha sonra sifonu çekiyorsunuz. Bir çok kez kullanmama rağmen temizleme anlamında bir etkisini görmedim. Ben beğenmedim bir daha almam. Tavsiye etmiyorum.




Domol renkli çamaşırlar için deterjan. Pek leke çıkarma etkisi yok. Havlu , terli çamaşırlar vs gibi leke sorunu olmayan çamaşır yıkamasında kullanıyorum o açıdan fena değil.





Domol marka yumuşatıcı. Daha önce olumlu yorumlarını okuyup merak ederek aldım. Fena değil ama öyle methedildiği kadar olduğunu düşünmüyorum. Belki suyumuz çok kireçli olduğundan öyle yumuşacık olmadı çamaşırlar.












Renkli çamaşırlarının renklerinin karışmaması için çok güzel bir mendil. Makinada Birbirini boyama ihtimali olan çamaşırların üzerine mendili koyuyorsunuz.  Kullanıyorum ve çok memnunum kesinlikle tavsiye ederim. Artık çamaşırlarım birbirini boyamıyor:) Banyomda eksik etmeyeceğim ürünlerden biri.



 Domol bulaşık deterjanı. Minik bir şişede. Konsantre diyor ama yoğun değil ben normal deterjan gibi kullanıyorum. Yağ çıkarma gücü çok iyi. Çok kirli dibi tutmuş  bulaşıklara kaynar su ve deterjandan koyup bekletince kolay temizlendiğini gördüm.Deneyin bence.





Islak yer bezleri ilgimi çekti aldım.Daha çok taş yüzey temizliği için. 
Ancak büyük düz mendil şeklinde paspası kavramıyor. Ben üstündeki resimdeki gibi sanıp almıştım. Bana kullanışsız geldi. 








Sabunları çok güzel:) Biri Med diğeri ballı. Ballının kokusu çok hoş elleti yumuşacık yapıyor. Med olan adı üstünde sorunlu cildi olanlar için özel. Çok kuru ve hassas cildi olanlar, egzema vb cilt problemleri olanlar için içinde katkı maddesi olmayan ph değeri cilde eş olan güzel bir sabun. Benim aldıklarım yedek paket. Sıvı sabun kabına boşaltıp kullanıyorum.









Altapharma çay ağacı yağı bir çok şeye iyi geldiğini duydum. 


Calsiyum, multi vitamin ve folik asit B3 B12 sandozlar. Calsiyumu saç açmak için kullanmak üzere aldım. Diğerlerini içmek için. Eşim kullandı ve çok ağır olduğunu memnun kalmadığını söyledi. Attık.





Bu deodorantın kokusu krem kokusu gibi, hoşuma gitti.





Koenzim q10 içerikli sıkılaştırıcı yüz maskesi. Daha önce tavsiye okumuştum deneyeceğim.




Göz maskesi anti age bakım omega3, hyalorik asit ve E vitami içeriğiyle güzel bir maskeye benziyor. Deneyeceğim.



Dengeleyici anti age göz maskesi içeriğiyle ilgimi çekti denenecek.






Mr Musle mutfak benim en sevdiğim temizleyici sprey.Hijyen özelliğinden dolayı mutfakta devamlı elimin altında  Yağ temizleme özelliğiyle ocağıma birkaç pıs pıs yaptığımda ocağım tertemiz oluyor. Tavsiye ederim .





Domol Hijyen Spreyi tuvalet, kapı kolu, telefon gibi yerlerde sıkıp biraz bekleyerek sildiğimizde hijyen sağlıyormuş. Ben  küçük boyundan aldım çantama koydum dışarıda tuvalete girdiğimizde dezanfekte amacıyla kullanmak üzere.


Genel olarak Rossman'ın kendi markalarının ürünlerini aldım. Sonuna kadar okuduysanız size çok teşekkür ediyorum. Sevgiyle kalın:)